share on:

İnternet ilk faaliyete geçtiği ilk dönemden itibaren sürekli gelişerek günümüzdeki konumuna ulaştı. İlk dönemlerinde internet oldukça pahalı ve ulaşımı çoğu PC sahibi için lüks sayılabilecek koşullarda idi. Zamanla bir çok yeni internet sağlayıcı ve internet ulaşımı için yeni server sistemleri geliştirildi. Bir süre sonra internet ilk dönemlerinde ki lüks ve pahalı konumundan uzaklaşıp her kullanıcı için ulaşılabilir bir gereklilik halini aldı. İnternet yaygınlaştıkça ve kullanıcı sayısı her geçen gün hızla arttıkça eski, basit yapısına tezat bir şekilde oldukça kapsamlı ve gelişmiş bugünkü halini aldı. İnternetin bu denli gelişmesiyle birlikte ortaya Google gibi dev şirketler çıktı. İnternet üzerinde ki yayın hayatına yahoo ve altavista gibi bir arama motoru olarak başlayan Google, zamanla şirketleşerek internetin varlığının devam etmesini sağlayan çok önemli bir etken haline geldi. İnternet gelişimini sürdürmeye devam ederken zaman içinde internette yer alan bireysel ve kurumsal kullanıcılar, çok farklı amaçlarla internet siteleri kurmaya başladılar ve internet çeşitliliği hızla artmaya başladı. Bu arada Google’ın sunduğu bir ek hizmet olarak blogger platfromu da kullanıcıların beğenisine sunuldu. Blogger, kullanıcılar için ücretsiz ve kullanımı kolay internet blogu hizmeti vermeye başladı. Bloglar temel olarak internet sitesine benzer bir yapıda, daha çok, içerik yazmak için kullanılan bir internet günlüğüydü. Bir süre sonra blogger platformuna rakip olabilecek başka blog platformları da yayın hayatına adım attı ve internette blog yazan kullanıcısı sayısı hızla arttı.

Hedefi Belirleyin

İlk kurulduğu dönem internet üzerinde oluşturulan bir günlük mantığıyla yazılan blogger siteleri zaman içinde Google’ın geliştirdiği reklam servisleri Adwords ve Adsense reklam yazılımlarının da varlığı ile birlikte kullanıcılar için daha cazip hale geldi. Bu cazipliği yaratan husus ise aynı dönemler de ortaya çıkan makale yazarlığı gibi blog yazmanın da kullanıcılar için karlı bir kazanç kapısı olabileceği idi. Bu amacı gerçekleştirebilmek için dikkatle izlenmesi gereken bazı hususların mevcut olması aşikardı. Google arama motorunun geliştirdiği SEO (Search Engine Optimization), Arama Motoru Optimizasyonu isimli bir sistem, her türde internet sitesinin ve blogların barındırdığı içeriğe göre internet üzerinde sıralanmasını sağlıyor ve kategorize ediyordu. Bu sıralamadaki en önemli kıstas içerik özgünlüğü olarak kullanıcıların karşısına çıkmıştı. Özgün içerik Google için en kıymetli şeydir ve özgün içeriğe sahip olmayan siteler arama motorlarında arka sıralarda ve gözlerden uzak kalırlar. Bu durum, türü ve amacı ne olursa olsun tüm siteler için istenmeyen bir durumdur ve özgün içerik artık internette altın değerindedir.

Blog Yazarlığına İlk Adım

İnternet yazarlığında ilk adım planlamadır. Etkili ve kullanıcıların ilgisini çekecek bir blog yazmak için önce konu seçilmelidir. Seçilecek konu tamamen kullanıcının hangi konularda daha iyi içerik üretebileceğine ve blogunu belirli aralıklarla özgün içerikle güncelleyeceğine bağlıdır. Bloga seçilecek konu çok spesifik bir kategoride niş bir konu olabileceği gibi genel anlamda akla gelebilecek Alışveriş, Bilim-Teknik, Bilgisayar ve İnternet, Bilişim, Bebek ve Çocuk Bakımı, Bisiklet ve Motosiklet, Çocuk eğitimi, Doğa ve Dekorasyon, Edebiyat, Elektronik, Eğitim, Evcil Hayvan, Gezi – Seyahat, Hobi – Elsanatları ve Koleksiyon, Kültür – Sanat, Kozmetik ve Güzellik, Sağlık, Spor, Otomobil ve Teknoloji gibi konular da olabilir. Burada önemli olan husus, blogu çok fazla sayıda konu içeren karışık içerikler ile doldurmamaktır. İnternet kullanıcıları ve okuyucular genelde en fazla iki ya da üç konu başlığı altında özenli ve düzenli yazılmış, akıcı ve bilgi verici makaleler içeren blogları tercih etmektedirler. Blog, düzenli aralıklarla özgün içeriklerle güncellendiğinde daha fazla kullanıcıya erişir ve zaman içinde Google arama sonuçlarında ilk sıralarda gözükür. Bu her blogger’ın hayal ettiği bir durumdur, çünkü bu durum blog yazarak para kazanma hedefine bir adım daha yaklaşmak demektir.

Kazanmaya Başla

Blog, istikrarlı büyüyüşünü yazarının çabasıyla sürdürürken belirli bir aşama kaydettikten sonra yapılacak ilk şey blogu Adsense reklam servisine kayıt ettirmek olacaktır. Bu gerekliliğin nedeni Affiliate Marketing (Kazanç Ortaklığı) sistemidir. Bir blog yazarının blog yazarak para kazanma hedefini gerçekleştireceği asıl sistem kazanç ortaklığıdır. Kazanç ortaklığı sisteminin çalışma prensibi, hem site sahipleri hem de reklam verenleri kazanca ortak etme anlayışına göre işler. Sözgelimi, gelişmiş ve yüksek hit alan bir blog, kazanç ortaklığı üzerinden site içinde yayınladığı reklamlardan Cost per Action (hareket başına kazanç) sistemiyle kazanır. Örnek vermek gerekirse, site sahibi, siteye gelen kullanıcılar flash banner ve banner olarak yayınlanan reklamlara tıkladığında, reklamda ki siteye üye olduğunda ve reklamda gösterilen ürünü satın aldığında ayrı ayrı kazanır. Adsense için komisyon oranları oldukça yüksektir ve site sahibi verdiği emeğin karşılığını fazlasıyla alır. Ancak kazanç ortaklığı sistemine dahil olmak bahsedildiği üzere kolay bir iş değildir. Blog yazarları kazanç ortaklığı sisteminden faydalanmak ve blog yazarak para kazanmahedefine ulaşmak için çok çalışmalı, blogu sürekli güncel tutmalı ve özgün içeriklerle belirli aralıklar da beslemelidir.

Adsense platformu dışında kazanç ortaklığı hizmeti sunan farklı sistemler ve internet siteleri de mevcuttur. Burada blog yazarları için önemli husus sürekli yazmak, özgün yazmak ve iyi yazmaktır.

Leave a Response